Random Image

KOÇUM "BENİM"

"Hayallerinizi kendinize ulaştırın"

"Hayalleriniz nedir?
Bu soruya hemen cevap verebiliyorsanız, ne mutlu size… Ama birden söyleyemediyseniz, üzülmeyin; sizin de hayalleriniz var ve sadece ortaya çıkmayı bekliyorlar...

"Profesyonel ve özel yaşamınızdaki uzun ve kısa vadeli hedefleriniz neler? Bu ay neler başarmayı hedefliyorsunuz?

-"Ne uzun vadesi, ne ay planı, bu yoğunlukta?" demeyin...

"Hedefleriniz ve değerleriniz arasındaki uyum ilişkisi nasıl peki? Hayat çemberiniz dengeli mi?

Sizi duyar gibiyim;

- "Ne ilişkisi? Ne çemberi?"...

Kişisel gelişim konusuna meraklı olanlara yukarıdaki sorular bir şeyler çağrıştırmıştır sanırım, keza soruların tümü, insanın temel güdülerinden olan "gelişim" ihtiyacını adresliyor. Ve özellikle de son yılların yükselen "koçluk" müessesesinin "daha iyiye doğru değişim sürecinde, yol göstermek, yol arkadaşı olmak" hedefini.

Bu yazıyı esas kaleme alma sebebim, insanın "kendi kendinin koçu" olarak hayallerine ve hedeflerine ulaşmasının mümkün olduğunu, hatta bu kendine koçluğun "sürekli gelişim için esas olduğunu" vurgulamak. Gelişim alanınız işiniz olsun, özel hayatınız olsun, fark etmiyor; işin felsefesi ve sistemi tamamen aynı.

Bu nedenle önce kısaca koçluk felsefesine değinmek, sonra da nasıl "kendi kendimizin koçu" olarak, hayallerimizi hedeflere, hedeflerimizi de gerçeğe dönüştürebileceğimizi sizlere aktarmak istiyorum.

Koçluk Sisteminde Ön Plana Çıkanlar

  • DEĞİŞİMİ İstemek: Koçluk sisteminde her şey değişmeyi istemek ile başlıyor. İster kendi koçunuz olun, ister profesyonel bir koçtan destek alın, önce değişmeyi, değiştirmeyi istemelisiniz.

  • Önce HAYALLER: Hepimizin hayalleri var, dolayısıyla farkında olmasak da gelişim hedeflerimiz de var… Bunları hedeflere dönüştürmek için, önce "yaşam çemberinizi"* çıkarıp, burada uzun vadede "hayal ettiğiniz" noktaları belirlemek gerekiyor. En kritik soru da işte burada soruluyor: "BEN NE İSTİYORUM?"

  • Sonra HEDEFLER: Hayalleri hedeflere çevirmek, işin biraz daha taktik ve metodik kısmı (SMART** prensipleriyle oluşturmak oldukça kolay). Burada da kritik olan: önce uzun vadeli (10 yıl) hedefleri belirleyip, bunları orta vadede (5 yıl) detaylandırıp, 1 yıllık plan çerçevesinde de uygulanabilir hale getirmek.

  • İtici Güç "DEĞERLERİMİZ": Değerler, çok özümüzde olan "değişmezlerimiz"... "Dürüstlük, yaratıcı olmak, sürekli iyisini yapmak" gibi soyut kavramlar… Ama gelin görün ki, hedeflerimizin her birinin, değerlerimizle güçlü bağlantısı yok ise, o hedeflerde ilerlememiz çok zor. Bu bağlamda değer setimizi tekrar hatırlamanın ve günlük hayatımızda ne kadar sadık kalarak yaşadığımızı değerlendirmek, çok çarpıcı ve insanı şok etkisiyle uyandıran bir egzersiz. En azından hedeflerimize bakıp, her hedef için "bu hedefe ulaşmak benim için neden önemli?" sorusunu birkaç kere sormak, değerlerimizi hatırlayıp, onlarla bağımızı güçlendirmek için iyi bir başlangıç.

  • Eski İnançlar, Alışkanlıklar "RAFA": İnançlarımız, olumlu (çalışırsam başarırım) veya olumsuz (şanslı değilim) olabilen, hayatımızın kuralları... Alışkanlıklarımız ise (sabah erken kalkmak, planlı veya spontane çalışmak) erken yaşta oluşan hayatımızın "denge faktörleri"... Ne zaman ciddi bir değişim gerekiyorsa, mutlaka bizi sınırlayan inançlarımızdan kurtulup, güçlendiren inançlarımızı ön plana çıkarmak ve yeni hedefleri canlı tutmak için illaki yeni alışkanlıklar edinmek gerekiyor.

  • Şimdi Bir Şey Yapın! – "VE BUNU FARKLI YAPIN": Yeni alışkanlıklarla değişimi tetiklemek için, hemen yeni hedefler etrafında ödevler belirleyip, bunları düzenli uygulamak, yeni denediğimiz şeyin sonucundan çok, deneme sürecinde öğrendiklerime odaklanıp yol almak önem kazanıyor. "Farklı yapma"ya örnek isterseniz, bu her sabah güne;

    -"Bugün hedeflerimden en çok hangisinde nasıl gelişme sağlayacağım?" sorusuyla başlayıp, akşam eve dönerken de yolda;

    -"Sabah hedeflediğimde neredeyim? Yarın neyi farklı yaparım?" sorusuyla bitirmek gibi basit, yeni alışkanlıklar edinmek aslında.

  • Yargılamadan Dinleyip, DEĞİŞİK PERSPEKTİFLERden Bakın: Dinleme yeteneği tabii çok önemli, ancak bu bir "ben çok iyi bir dinleyiciyim" lafının ötesinde, katıksız ve odaklı bir dikkatle, karşındakini kalıplara oturtmadan ve yargılamadan dinleme yetisi... Bunu yapabilmek - iyi niyet ötesinde - ciddi bir eğitim gerektiriyor. Bu felsefeyi içselleştirebilmek için meditasyon yapmak oldukça faydalı, çünkü yargılamadan dinlemek hiç kolay değil. İçimizdeki "düşünme makinasının vitesini boşa almak" gibi zor bir yoldan geçiyor. Değişik perspektiflerden bakmanın temelinde de "4 perspektifin ustası" olmak var; bunlar: 1. kendi gerçeklerim, 2. karşımdaki kişinin bakışı (koçluk burada başlıyor), 3. bu ikiliye dışardan bakış , ve 4. perspektif de "ikiliyi kapsayan kültürel/fiziksel ortamı algılayarak değerlendirmek" var

Önce Kendinin Koçu Olmak

Hepimiz, yaşımız ilerledikçe, gerek işimizde, gerekse özel yaşamımızda fark etmeden birilerinin koçu oluyoruz. Sorumlu olduğumuz kişilere yön veriyoruz, gelişimlerine destek oluyoruz.

Peki, bunları yaparken;

  • Kendi gelişim planımızı ve tecrübelerimizi ne kadar canlı ve diri tutabiliyoruz?

  • Kendi iç sesimizi düzenli dinleyip, hayallerimizi dengeli hedeflere çevirerek, onları her gün gerçekleştirmek için çalışıyor muyuz?

  • Yetkinliklerimizi ve bilgimizi sürekli yenilemek için neler yapıyoruz?

Kısaca, yukarıda bahsettiğim prensipleri önce kendimize uygulayıp, "kendi kendimizin koçu" olmayı becerebiliyor muyuz?

Özetle, Koçluğun geniş tanımı benim için "insanın önce kendini, kendi kendine, sürekli yenilemesi, bunu yaparken de çevresine destek olması". Tabii koçtan koça (profesyonel, yaşam, spor, vs.) farklar var; zaman zaman insanın tek başına halledemeyeceği konular olabilir.

Ama özellikle profesyonel hayatımız söz konusu olunca, yetkinliklerimize odaklanarak ve kendimize doğru soruları sorarak kendi kendimizi geliştirmemiz ve başarımızı sürekli kılmamız mümkün. Bunu yapınca da liderlik ve gelişim yolunda, çevremize gerçek bir örnek oluşturarak katacağımız değer de cabası.

Hayatınızı Bir Sanat Eseri Olarak Görmek

Bu sözden çok ilham alıyorum:

Hayatımızı bir sanat eseri gibi görüp, üzerinde özenle ve istekle çalışmak...

Ve hayallerimizi gerçekleştirmeye tutkuyla bağlanmak...

Eğer bunu yaparken de, çevremize doğru bir örnek olabilirsek; ne mutlu bize!

Referans: "Coaching with NLP: How to be a Master Coach"; O'Connor, Lages
* Yaşam Çemberi: Kısaca, hayatımızda bizim için en önemli ve temel olguların, çember bütünselinde görselleştirilmesidir.
** SMART "Specific Measurable Accepted Realistic Timely" sözcüklerinin bir araya getirilmesi ile oluşan kısaltma tanım